Sayfalar

ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2013

2002-2012 Bütçe Harcama Oranları

Yıl 2002: Eğitim harcaması bütçenin %6.2'si, Savunma harcaması %11.9
Yıl 2012: Eğitim harcaması bütçenin %15.1'i, Savunma harcaması %5.2'si

Yine 2002 yılında Devlet bütçesinin %43'ü faiz giderlerine harcanırken, 2012 yılında bütçenin %14.3'ü faiz harcamalarına gider olmuş.

Kim kazanmış kim kaybetmiş?

20 Haziran 2013

Türkiye Patent Gelişimi

Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon konusundaki gelişimi için bakılması gereken performans parametrelerinden biride patent başvurularıdır. Ekte grafiği mevcut, 2002'den bu yana 10'a katlamış patent başvuru sayısı. Biliyormuydunuz 1994 yılında Türk Patent Enstitü'sünün kurulmasına kadar Türkiye'de Abdülhamit devrinden (1879) kalmış bir "İhtira Beratı Kanunu" (patent kanunu) yürürlükteydi... Abdülhamit de kızıl sultandı değil mi?


19 Haziran 2013

Dış Borcumuz

Ekonomik değerlendirmelerde salt dış borç toplamından ziyade toplam dış borcun milli gelire olan oranına bakılır. Ayrıca bunun içerisinde kamu ve özel borç detaylarına da inilerek... Bu oran borcunuzu hangi risk seviyesinde ödeyip ödeyemiyeceğinizden, faiz oranlarına kadar birçok faktörü etkilemekte. Dış borç toplamının milli gelire oranı tarihi en yüksek değerini 2001 yılında gördü ve tarihi en düşük seviyeyi ise 2012 yılında (OECD ortalamasının 1/3'nde mevcut durum). Reel & nominal kişi başı milli gelir konusuna odaklanıp (onun dahi reel oranlardan yapılmasına ilişkin bakanlar kurulu kararı bile çıkmış), propaganda diye haykıran ancak borç konusuna gelince körlük yapanlara duyurulur..
 
 

9 Haziran 2013

Çapuling rüzgarına yelken açan ekonomistler

İlk dönemlerinde öfke, nefret, şiddet, kutuplaşma tohumlarının fazlasıyla saçıldığı, ancak an itibariyle sakinleşen ve şölen havasında devam ettiğini gözlemlediğim gösterilerin oluşturduğu puslu havada yabancı kaynaklı veya yerli işbirlikçi ekonomik analizler arzı endam ederek kriz senaryolarını üfürmeye başladı. Köpek balığına benzetilen bu ekonomi medyumları kan kokusu aldımı hiç affetmezler, rakamlarla ilgili sihirbazlıklarını anında fal gibi açarlar.. Üniversite giriş seviyesi ekonomi derslerinin maalesef ingilizce okutulması, diliyle uğraşmaktan gerçek anlamıyla idrak etmenin zorluklarıyla bu cambazlıkları herkes rahatlıkla yakalayamamaktadır. Uzun bir süredir okumadığım bu kişilerin yazıları defalarca direk olarak paylaşılmış şekilde önüme düşünce (Bkz. “Memleketimden iktisat efsaneleri” Hürriyet Gazetesi / Ege Cansen) yazmadan edemedim doğrusu. Şahsen ekonomik durum ve tahminleri bu tür yazarlardan öğrenceğime Almanların dünya kupasında kullandığı ahtapot Paul’una danışmayı tercih ederim veya TEM’den geçen günlük kamyon sayısı ve trafiğini gözlemlemenin daha iyi sonuçlar vereceğine bahse girerim.

22 Ağustos 2012

TÜRK BALIKÇILIK SEKTÖRÜ TEHDİT ALTINDA

Karadeniz’de balıkçılık ile hayatını kazanmış ve bunu devletin su ürünleri avcılığına koyduğu sınırlara karşın en ufak bir ihlal yapmaksızın gerçekleştirmiş bir neslin torunu olarak bugün Bayram nedeniyle bulunduğum Sarıyer’de Gırgır Balıkçılığı ile ilgili gelişmeleri dinleme fırsatım oldu. Sonrasında yaptığım araştırmalar ışığında, açık bir şekilde bu alanda emek veren insanlara yapılan haksızlığa karşı dilsiz olmama prensibine dayanarak bu konuyla ilgili görüşlerimi arz ediyorum.

İnsanoğlunun doğası gereği dünyada arz ve talep dengesi üzerine kurulu ekonomik bir süreç mevcuttur. Örneğin makine sektöründe imalat faaliyeti yürüten tüm üreticilere bir anda çıkarılan bir kararla üretim kapasitelerini yarıya indirilmesi emri verilse bu sektöre bağlı tüm ekonomik dengeler alt üst olur ve sonuçları toplum açısından buhranlara varacak nitelikte çalkantılara sebep olur. Son günlerde ülkemizde gırgır ağı kullanan balıkçı gemilerine yönelik olarak yaşanan sürecin önümüzdeki sezonlar açısından bu tür çalkantılara neden olacağı değerlendirmekteyim.